ASDİK YA DA SONAR

ASDİK YA DA SONAR

ASDİK YA DA SONAR

Asdik (Müttefik Denizaltı Keşif Araştırma Komitesi'nin İngilizce adının kısaltılmışı) suda yayılan ses dalgaları aracılığıyla DENİZALTI'ları bulmak için geliştirilmiş bir aygıttır. Bugün ise, batık gemilerin ve balık sürülerinin saptanmasında, bir geminin altındaki suyun derinliğinin ölçülmesinde, gemilerin yönetiminde ve araştırmalarda da kullanılmaktadır. Sesin suda yayılma uzaklığı anlamına gelen «sonar» terimi ise, giderek, Asdik'in yerini almaktadır. Bu amaçla kullanılan bir başka terim de «yankı sondajı»dır. Genellikle ses, havada yayılan titreşimler olarak düşünülür, ama su da titreşim iletebilir. Gönderilen titreşimlerin yankıları dinlenerek, su altındaki karaların haritası çıkarılabilir. İnsan kulağının algılama sınırları içinde ya da çok daha yüksek bir frekansta bir ses vurusu (puls'ü), çoğunlukla, geminin ait tarafındaki bir yuvaya yerleştirilmiş bir TRANSDÜKTÖR (elektrik gücünü baş. ka bir güç biçimine, örneğin sese ya da bunun tersine dönüştüren aygıta transdüktör denir) aracılığıyla su içine gönderilir.

 

Ses vurusu, deniz dibine ya da bir batığa çarpana kadar suda ilerler ve çarptıktan sonra geri yansır. Yankı, gemideki başka bir transdüktörle saptanır ve vuru'nun gidişdönüş süresi ölçülür. Sesin sudaki hızı, sıcaklıkla değişmekle birlikte, yaklaşık 1 460 m/san.'dir ve havadaki hızının dört katıdır. Vurunun aldığı yol, bu yolu alma süresinin ölçülmesiyle bulunabilir. Bir vuru süresi, kullanılan sonarın menziline göre saniyenin birkaç binde biri ile birkaç saniye arasında değişir (menzil ne kadar uzunsa, vuru süresi de o kadar uzun olur). Vurular, gene menzilin uzunluğuna göre, saniyede bir (daha kısa aralıklı da olabilir) ya da birkaç dakikada bir gönderilir. Denizcilikte kullanılan tipik bir gemi yankı sondasının iki menzil ölçeği vardır. Kısa menzilli ölçekle 6 m'ye kadar, uzun menzilli olanındaysa 180 m'lik ya da daha büyük derinlikler ölçülebilir. Zaman aralığı ve dolayısıyla menzil, yansıyan ses vurusu (yankı) yakalandığında yanan neon lambalı bır döner diskle ölçülebilir. Disk, neon lambasını uzaklığa göre derecelenmiş yuvarlak ve sabit bir ölçek boyunca taşıyarak, değişmeyen bir hızla döner. Vuru gönderildiğinde, neon lambası üstte sıfır çizgisi üzerindedir. Yankı sondası maksimum 180 m'lik bir menzile ayarlanırsa, neon lambası tam bir daire çizer. Gönderilen sinyal derinliğin iki katı uzaklık aştığı için, bu noktada ölçek 90 m'yi gösterir.

 

Bazı aygıtlar, yankıyı döner bir iğne aracılığıyla, elektriğe duyarlı şerit üzerine kalıcı biçimde kaydeder. Başka aygıtlarda,TV ekranına benzeyen bir KATOT IŞINI TÜPÜ ekranı vardır. Hepsincte cie uzaklık ayak, kulaç ya da metre cinsinden derecelenmiş bir ölçek üzerinde doğrudan okunabilir. Tüm ticaret ve donanma gemilerinde, yalnızca lisuyun derinliğini ölçmekte kullanılan en yalın sonar biçimi olan, yankı sondası bulunur balıkçı gemilerinde de balık sürülerinin yer ve derinliğini gösteren sonar'lar vardır. Donanma ve araştırma sonar'ı ise, çok daha güçlü ve karmaşıktır. Ses vurulan, megafonda olduğu gibi, mekanik kornalar aracılığıyla dar bir oluk içinden geçirilerek yoğunlaştırılır. Buna karşılık, geminin alt bölümüne bir çizgi boyunca yerleştirilen bir dizi trınsdüktör aracılığıyla da sinyal üretilebilir. Her transdüktörün bütün yön

lere sinyal göndermesine karşın, değişik transdüktörlerden yayılan sinyaller birbirlerini yokeder ya da güçlendirir (Bk. DALGA HAREKETİ). Belli bir yöndeki karışım yapıcıdır; sinyaller birbiriyle toplanarak o yönde güçlü bir sinyal demeti yayarlar. Öteki yön.1 lerde,sinyaller birbirlerini yokeder ve böylece bu yönlerde az enerji yayımlanmış olur. Sinyal demetinin yönü, farklı transdüktörlerden verilen sinyallerin elektrik zamanlaması değiştirilerek, çabuk ve kolayca değiştirilebilir. Ses dalgalarının suda yayılma uzaklığı sınırlıdir. Bu yüzden transdüktörleri, sonar donanımlı HELİKOPTEfi'le deniz altına sallandırmak, deniz kuvvetlerinde sık başvurulan bir uygulamadır. Helikopterler

 

ASETİLEN LAMBASI

suya üzerlerinde transdüktörler ya da MİKROFON taşıyan şamandıralar yerleştirmek için de kullanılır. Bu aygıtlar. geri yansıyan vuruları helikoptere ya da yakındaki donanma gemisine gönderir. 1960'larda çok uzaktaki denizaltıları bile saptama amacıyla, A.B.D.denız kıta sahanlığı boyunca, milyonlarca watt'lık ses enerjisi yayan çok güçlü transdüktörler yerleştirilmiştir Gemi. helikopter ya da deniz dibindeki sonar üniteleri, pasif türde de olabilirler. Bunlar ses yayınlamak yerine, su altındaki denizaltıların motor ve pervanelerinden çıkan gürültüyü 'dinlerler'. Bugünkü sonarların yetersiz yanlarından biri, so!lar ne kadar gelişmiş olursa olsun, saptanan nesneyi salt bir ışık parlaması ya da grafik üstünde siyah bir nokta olarak göstermesidir (cismin ayrıntılı bir resmini vermez). Bununla birlikte araştırmalar, önceleri yalnızca havada LASER ışınıyla kullanılan HOLOGRAFİ yöntemiyle ve ses dalgalarıyla, ayrıntılı görüntüler elde edilebileceğini göstermektedir. Bir başka yöntem de, uzun bir transdüktör hattı oluşturmaktır. Böyle bir hattın ürettiği sinyal demetinin inceliği, hattın uzunluğuyla artar. ama bu da geminin boyuyla sınırlıdır. Bunu aşmak için, gemi, örneğin 300 m'lik bir mesafe katederken, ses vurularını uzun aralıklarla iletecek tek bir transdüktör kullanılabilir. Bu 300 m uzunluğunda bir sinyal demetiyle aynı etkiyi yapar.

 

Etiket: ASDİK YA DA SONAR

Bu içerik sizi rahatsız ediyor ise ve kaldırılmasını istiyorsanız öneri şikayet bölümünden bize ulaşabilirisiniz. Tıkla bildir.


|| 23 02 2017 Şubat Perşembe