ANTEN

ANTEN

Anten, radyo dalgalarını yayma ve toplamada kullanılan bir aygıttır. Verici anten radyo, TV, radar gibi bir vericiden çıkan elektrik sinyallerini, elektro ınagnetik dalgaya çevirir ve yayar. Alıcı anten ise bu dalgayı yakalayarak elektrik uyarım larına dönüştü rür ve radyo, TV ya da radar gibi alıcılara gönderir. Bir radyo vericisirıin sinyali, alternatif elektrik akımı biçimindedir ve titreşim hızı (frekans) saniye de on binden, milyarlara kadar değişir. Birim olarak, kilohertz ya da kilosaykıl (saniyede bin kez), daha yüksek frekanslar için megahertz ya da megasaykıl (saniyede milyon) kullanılır. Verici antende bu akımın titreşimi, çevresinde, sudaki dalgalar gibi yayılan elektromagnetik dalga ların üremesine neden olur. Şekilde de görüleceği gi bi, bu dalgalar elektrik ve magnetik alanlar oluştu rur. Elektrik alan çizgileri, antenin çevresinde dola nırken, magnetik alan çizgileri de, elektrik alanın çiz gilerine dik olarak onu çevrelerler. Her iki alan da elektrik akımına uygun olarak titreşir. Boşlukta yol alan bu dalga, nerede bir alıcı ante

Bir anten hem elektrik alan (kırmızı ve mavi çizgiler) hem de magnetik alan (yeşil ve kahverengi çizgiler) oluşturur. Bu alanların polarlanması, antendeki elektrik alanının yönüne göre değişir. Böylece her yönde dalgalar oluşur (1,2,3 numaralı şekiller). Dalgaboyu, bir dalga önünden bir dalga önüne (bir kırmızı çizgiden ötekine) olan uzaklıktır. İki alanın oluşturduğu,biçim,4.şekilde görülmektedir.

 

Dalgalar, verici antenden salınır ve erişme uzaklıkları içindeki herhangi bir alıcı tarafından alınır. Şekilde, tek yansztıcılı portatif bir TV anteninde dalga önünün antene (1), biraz sonra da yansıtıcıya çarpışı (2) ve ters kutupla ana antene yansıtılması (3) görülmektedir.

ne raslarsa orada bir elektrik akımı indükler. İndük lenen akım da, gelen dalganın titreşimlerine uygun bi çimde, antenin üzerinde ileri geri titreşir. Bu akım, verici antendekinden çok daha zayıftır; ama antene bağlı radyo alıcısının YÜKSELTİCİ'si, bu zayıf akımı alır ve yükseltir. Çevremizdeki boşluk, çeşitli frekanslardaki dal galarla doludur. Anten, bu dalgalar arasında bir ayı rım yapmadan hepsini toplar. Ama, her radyo ya da TV, dar bir bant içindeki frekansları saptayacak bi çimde yapıldığından, ancak bu frekans aralığındaki dalgaları kullanılır duruma getirir. Her frekans bir dalgaboyu ile karşılanır. Işık hı zıyla yayılan dalgalar havada, tıpkı sudaki içiçe hal kacıkların birbirinden aralıklı olarak yayılması gibi, aralarında belli aralıklar bırakırlar. Frekans yüksel dikçe dalgaboyu kısalır (bu ikisinin çarpımı ışık hı zını verir). Örneğin, frekansı 1 000 kHz olan bir yayı nın dalgaları 300 m'dir. Elektrik de, tellerde hemen hemen aynı hızla ile tilir. Bu nedenle anten boyu, yaydığı ya da aldığı dal gaların boyuyla oranlı biçimde düzenlenmelidir. Bu durumda antenin verimi artar. Anten boyu için en uygun değer, aldığı ya da yayınladığı dalgaboyunun 1 / 2'si ya da 1/4'ü kadardır. Evlerde kullanılan radyoların antenleri, dalgabo yunun 1/4'ü bile değildir ve geniş bir dalgaboyu ara lığında çalışmak zorundadırlar. Anten veriminin dü şük olması, verici sinyallerinin güçlendirilmesiyle kar şılanır. Anten çeşitleri: Alıcı ve verici antenler, ilke olarak aynıdır. En yalırı anten, çıplak bir teldir. Böyle bir anten,, radyonun ilk kullanılmaya başladığı zaman larda Guglielmo MARCONİ tarafından kullanıldı. Marconi, daha önce kullandığı metal silindir yerine böyle bir tel kullanmanın, vericinin alanını 100 met reden 2 km'ye çıkardığını gördü. Tek parçadan oluşan antenlere, tek kutuplu (mo nopol) denir. Antenin bir ucu vericiye, öteki ucu da toprağa bağlanır. Böylece akım, bir KONDANSATÖR' den geçmişçesine antenden toprağa akar ve ikisi ara sında bir magnetik alan oluşturur. Burada toprak, dengeleyici görev yapar. Oto radyolarında toprak ye rine,arabanın gövdesinden yararlanılır. Çift parçalı antenlere çift kutuplu ( dipol) denir. Bunlar, eşit uzunlukta (dalgaboyunun 1/ 2'si, 1/4'ü ya da 1/8'i kadar), 5 10 cm arayla art, arda eklenmiş iki çubuktan oluşur. Çubuklar, sırayla, vericinin iki girişine bağlanır ama birbirlerine değdirilmez.

Oluşan alan, iki çubuğun çevresinde yer alıp ikisi arasmda bağlantı sağlar. Bu durumda toprak hattı gerekli de ğildir; çünkü çubuklar birbirini dengeler. Buna çu buklar dengeli beslenmiş denir. Bir verici anten, alıcının durumuna göre dikey ya da yatay olarak yerleştirilebilir. Verici ve alıcı anten ler aynı durumda olmalıdır ; çünkü dikey yerleştirilen verici antenler, dikey polarlanmış dalgalar yayar ve yatay yerleştirilmiş alıcı antenleri pek etkileyemez. İyi sonuç elde etmek için, alıcı anten verici antenle aynı açıda yerleştirilmelidir. Antenlerin yöne duyarlığı, taşınabilir radyoların nispeten yetersiz antenlerinde kolayca gözlenebilir. Radyolarda, ya radyo kutusunun içinde uzun bir hal ka oluşturan halkalı antenler ya da verimi artırmak için magnetik bir çubuğun çevresine sarılmış telden oluşan ferrit antenler kullanılır. Alıcıdan yayının en iyi biçimde duyulması için, ya halkalı anten düzlemi nin ya da ferrit çubuğa dik bir düzlemin, vericinin içinden geçmesi gerekir. Portatif antenli taşınabilir radyo ye televizyonların alış düzeyi, anten doğrultu suyla yakından ilgilidir. Televizyon aygıtlarının içindeki magnetik bobin lerden yayılan zayıf radyo sinyalleri, kuvvetli alıcı lara bağlanmış döner halkalı antenlerin yöne duyar ligin' kullanan TELEVİZYON YAKALAYICI'larıyla yakalanabilir ve televizyonların yeri belirlenebilir. Yakalayıcı'daki' görevli, halka anteni , en güç lü sinyal alınana dek çevirir ve televizyon aygıtının hangi yönde olduğunu, halkanın yönüne bakarak saptar. Antenlerin açıya duyarlı olması, iletişimde orta ya çıkan birçok zorluğa çözüm sağlar. Alınan bir yayın, kendisine yakın frekanstaki bir başka yayınla sık sık karışabilir. Orta ve uzun dalga yayınları, güçlerini pek yitirmeden , dünyanın çevresini dolanabilir ve binlerce kilometre yol alabilirler. Bu da bir sinyal ka labalığına neden olur. Hi fi radyo ve televizyon yayınlarında kullanılan kısa dalgaboyları ya da çok yüksek ve yüksek üstü frekanslardaki yayınlar (vhf ve uhf), bir doğru bo yunca hareket eder ve ufukta son bulurlat. Bu neden le, uzak yerlere yayın yapabilmek için bir ülkede pek çok uhf ve vhf (yüksek üstü ve çok yüksek frekans) vericisi olmalıdır. Ancak bu durumda da, değişik ya yın yapan iki verici istasyonun ortasındaki' bir alıcı için bazı sorunlar ortaya çıkar. Her iki sorun da, vericiye tam olarak yön lendirilmiş, yöne duyarlı bir antenle çözülebilir. Ev lerde kullandığımız TV antenleri, yöne duyarlı anten lere iyi bir örnektir. TV anteni, yatay polarlanmış iki kutuplu bir ya rı dalga antenidir. Birçok ülkede renkli televizyon için kullanılan uhf bandı, 1 metreden 0,1 m'ye dek değişen dalgaboylarını içerir.

Bu antenler vericiye doğru yönlendirilir. Vericiden doğru bakacak olursak önde, antene bağlı olmayan metal çubuklardan oluş muş yönlendirici'ler görülür. Arkada ise, hemen he men aynı görünüşteki yansıtıcılar bulunur. . Yönlendirici ve yansıtıcılar sinyali alırlar. içle rinde zayıf bir akım oluşur. Bu akımla çubuklar, fark lı bir fazda da olsa (yani pozitif için negatif ya da tersi) yeniden yayın yaparlar. Antenin ana elemanı nın arkasında yeralan en yakın yansıtıcı, bu eleman dan 1/4 dalgaboyu kadar uzaktadır. Her titreşim tepesi, ana elemandan geçtikten bir süre sonra, yansıtı cıya çarpar. Böylece ikisi arasında 1/4 çevrirnlik bir faz farkı oluşur. Yansıtıcı, bu dalgayı geri yansıtır, ama dalga işaret değiştirdiği için, ana eleman ile 1/2 çevrim kadar bir faz farkı daha ortaya çıkar. Yansı yan dalga ana elemana geri gelene dek bir 1/4 çevrim daha gecikir. Böylece tam bir çevrim geçirerek, ana eleman ile aynı faza gelir. Sonuç olarak, doğrudan gelen dalgalar ^ile yansıyan dalgalar çakışır ve sinyal güçlenir. Antendeki tüm yansıtıcı ve doğrultuular aynı bi çimde çalışır. Ancak, yukarda sözü edilen biçimde ça Surrey'de Bagshot radyo istasyonunun TV verici kulesi. Kulede ayrıca mikrodalgalar için boynuz antenler de bulunmaktadır. Kulenin yalnızca tepesi TV antenidir; geri kalan taşıyıcı yapıdır. Y orkshire'dki Iftgleby Arnclif f e posta merkezinin, çeşitli tipte mikrodalga alıcıları. Boynuz antenler,km'lerce ötedeki antenlere çok ince demetler halinde radyo dalgaları salarlar. Bunların gizlice dinlenmesi güçtür.

Çalışabılmeleri için, antenin tam olarak vericiye göre ılendirilmesi gerekir. Böyle olmazsa, yansıyan dal-ir çubuklar arasında çapraz yol alarak, daha uzun mesafe aşarlar..Bu da aynı fazda olmalarını en-er ve dalgalar birbirlerini yok eder. Renkli TV için yapılmış bir UHF dam anteninde ları 6-18 arasında değişen, merdiven gibi sıralan-yönlendiricilet bulunur. Çift kutuplu ana eleman ların arkasında yeralır. Ana elemanın arkasında, nmeyen yansımaları önleyen topraklanmış bir ız 1, yani geri yansitıcı bulunur. Yöne duyarlığın yüksek olması gerektiginde (ra-ve radyo gökbiliml alanında olclugu gibi), para-ü yansıtıcılar kullanılır. Bunlar bir otomobil (arı sıtıcısı gibi biçimleadirilmiştir ve aynı biçimde tüm ;alan tek bir noktada odaklar. MİKRODALGA için c kısa dalgaboyları), boynuz biçimi yansıtıcılar anıhr. Daha uzun dalgalar için alıcı ve verici ara-aki duyarlı uyum, bir anten dizisi yardımıyla sağ-ibilir. Bu dizi, doğrult ucu ve yansıtıcıları olan tek antene benzer; ancak, tüm antenler verici ve alı-bağlıdır. Diziyi oluşturan değişik elemanların sin-ri birbirini kuvvetlendirir. İçinde kendi transistorlii yükselticisi bulunan an-er de geliştirilmiştir. Bu düzenleme, verimi çok ar- aktadır.

Etiket: ANTEN 

Bu içerik sizi rahatsız ediyor ise ve kaldırılmasını istiyorsanız öneri şikayet bölümünden bize ulaşabilirisiniz. Tıkla bildir.


|| 23 02 2017 Şubat Perşembe