AMPUL (ELEKTRİK)

AMPUL (ELEKTRİK)

AMPUL (ELEKTRİK)

İletken bir filamandan akım geçirilirse, molekülleri uyarılacağından, filaman ısınarak parlamaya başlar. Bir elektrik ampulünün (ya da, daha doğru bir deyişle, akkor telli lambanın) çalışma ilkesi böyledir. Ampul, günlük yaşamımızın bir parçasıdır; ama böylesine yalın bir aygıtı bu denli kullanışlı kılan teknolojiyi çoğumuz bilmeyiz. Akkor metal filamanlarla yapılan pek çok deneyden sonra, 1800'lerin ortalarında, İngiltere'de Swan, 1878 yılında da Amerika'da EDİSON, ilk kez kullanışlı denebilecek ampuller yaptılar. Swan'ın yaptığı ilk lamba, havası boşaltılmış kapalı bir cam içerisindeki platin tellere tutturulmuş bir bitki lif inden oluşuyordu. Ancak, bitki lif inin kesiti her yerde aynı değildi; ayrıca camda ne kadar yüksek bir va.kum sağlanırsa sağlansın, filaman malzemesi içinde her zaman biraz oksijen kalıyordu. Bu iki engelden ötürü, Swan'ın ampulü uzun ömürlü değildi. 1905'lerde filamanlar, kalıplanmış selüloz üzerine karbon emdirilerek üretilmeğe başlandı. Piyasada satılmağa başlanan bu ampullerin, bir watt'lık elektrik enerjisine karşılık, yaklaşık 23 lümen'lik ışık çıkışı vardı (lm/W ile gösterilir).

Lümen, bir murn'luk bir ışık kaynağından, birim uzaklıktaki birim alana saniyede düşen ışık miktarı olarak tanımlanır. Daha sonra metal filamanların üretimiyle ilgilenildi ve başlangıçta osmiyum ve tantal denendi. Ama her ikisinin de bazı olumsuz yönleri olduğundan,ömürleri kvSa. oluyordu. 1909'da tungsteni çok ince tel biçimine sokma sorunu çözüldü. Bu metal 3 382°C gibi çok yüksek bir sıcaklıkta eridiğinden, filamanı daha yüksek sıcaklıklarda çalıştırma ve daha çok ışık sağlama olanağı sağlandı. Gaz doldurma: Bir ampuldeki filamanın ömrü, yapıldığı metalin buharlaşma hızına, o da filamanın çalışma sıcaklığına bağlıdır. 1913 yılında buharlaşma hı zını azaltan ve lambanın ömrünü artıran bir yol bulundu. Ampulün havasını boşaltmak yerine, bir gaz (örneğin, azot) doldurmak bunu sağlamaya yetiyordu. Gaz doldurmanın tek olumsuz yanı, lamba içinde oluşan konveksiyon akımlarıdır. Bu akımlar,, filamanın sıcaklığını ve dolayısıyla ışığını azaltır. Filamanın ince bir kıvrım biçiminde yapılması tekniği, Birinci Dünya savaşı nedeniyle 1918 yıllarına kadar gecikti. 1934 yılında filamanın kıvrımlı biçime getirilmesi, daha sonra da çift kıvrımlı biçime sokulması, sıcaklığın korunmasını sağladı.

Bu filaman biçimi, bugün de kullanılmaktadır. Hergün kullandığımız armut biçimindeki ampullerin 8 1m/W'den 19 1m/W'a dek ışık verenleri, gücü 25 W'dan 150 W'a dek uzananları üretilmektedir. Filamanlı lamba türleri: Ampul üretimi hızla artarken, türlerinin sayısı da binlere ulaşmıştır. Tıp aygıtlarında kullanılan pirinç tanesi büyüklüğünde olanından, DENİZ FENERLERI'nde kullanılan futbol topu büyüklüğünde olanlarına dek pek çok türüne raslamak olasıdır. Bazı yansıtmalı türler, odağında bir sigarayı yakacak sıcaklığı üretecek biçimde, bazıları ise sıcaklığı arkadan dışarı atacak biçimde planlanmıştır. Süsleme amacıyla da çeşitli renk ve büyüklükte lambalar üretilmiştir. Bütün türlerin burada anlatılması olanaksızdır. Yalnız, 1934'deki,ampul üretim tek, niğinden bu yana, bu alanda gerçek ue tek ilerlemeyi simgeleyen önemli bir tür vardır: Tungsten halogen lambaları. Tungsten halogen lambalar: Başlangıçta kullanılan maddelerin adından ötürü bunlara 'kuvarsiyot' lamba da denir. Tungsten halogen lambanın boyutu, aynı güçteki sıradan bir ampulden çok daha küçüktür. Ampule HALOGEN'lerden iyot (bazen brom ve flor da kullanılır) gazı doldurulur. Buharlaşan tungsten, iyotla birleşerek tungsten iyodür oluşturur. Böylece buharlaşan tungstenin, lamba camının iç çeperlerini kaplayarak karartması önlenir. Lamba içinde konveksiyon yoluyla dolaşan tungsten iyodür, filamana ulaştığında 2 000°C sıcaklıkta ayrışır ve tungstenin bir bölümü yeniden filamanın üzerinde birikir. iyot da yeniden birleşim yapmak için açığa çıkar. Bu çevrim 250°C'ın üstündeki sıcaklıkta da gerçekleşebildiğinden,lambanın boyutları ısı yitimini azaltmak için kü

Düz (kıvrımsız) bir filaman düşük olacağından, verim de düşük olur. (üstte solda) Sıcak filamanın çevresindeki gazın koııveksiyonu, filamanın çıkış verimini (Watt başına lümen) düşürür. Bunu önlemek için filamanın sıcaklığı ve böylelikle tel çevresindeki sıcaklık artırılır. Çift kıvrımlı teller verimi daha da artırır. (üstte sağda) Ampul yapmak için kullanılan ilk cam şişirme aygıtlarından biri.

Modern ampul üretimi hemen tümüyle makinalaşmıştır. Altta filamanın takılması ve bağlanması görülmektedir. Lambalar aygıtta, cO 90 argon ve azot karışımı ile doldurulur. Yukarda bu işlem görülmektedir.

  Bu tür lambalarm üstünlükleri şöyle sıralanabilir: 2022 lm/W'a dek ışık verebilir: verdiği ışık miktarı lamba ömrü boyunca değişmez: Maman çok yüksek sıcaklıklarda çalıştırılabilir: buharlaşma azaltılabildiğinden ömrü 2 000 saatin üstüne ulaşmıştır. Boyutlarının küçüklüğü hassas optik denetimde kullanılabilmesini saklar, ayrıca vitrin aydınlatmalarında ve otomobil farlarında kullanılan 5055 W'lık olanlardan. projektörlerde kullanılan 10kW'lıklara kadar çeşitli büyükltikleri bulunur. Düşük güçteki bu tür lambala rın , ev aydınlatmasında da kullanılması düşünülmektedir. Ancak, kullanılan malzemenin çok pahalı oluşu, bu yaygınlaşmayı engelleyici niteliktedir. Üretim:İlk ampuller elle yapılmaktaydı. Günümüzde bile özel türden bir çok ampul gene elle yapılmaktadır. Sıradan ampuller saatte 2 0004 000 lamba üretilebilen makinalarda yapılır. Ampul makinası, yüksek arılıkta özel bir camla

Altta solda, lambalarda kullanılan iki kıvrım türü gösterilmiştir. Sağdaki şekilde ise lambanın kullanıldığı gerilimlerle, ömrü arasındaki bağıntz gösterilmektedir. Burada 220 volt'un altında çatışan lambaların verimlerinin düştüğü, ama ömürlerinin arttığı görülebilir. Buna karşılık 220 voltluk normal çalışma, gerilimin.in üstüne çıkıldığında aydınlatma gücü artar, ömrü azalır.

nor mal kıvrım sürekli olarak beslenir. Makina, düzenli aralıklarla ka-lınlaştırdığı camı ampul biçimi vermek için kalıbın içine üfler. Daha sonra ampuller soğutulur, bağlantı-ları kesilir ve taşıyıcı banda bırakılır. işlem öylesine hızlıdır ki, beş makinalı bir fabrika, İngiltere'nin tüm gereksinimiyle Avrupa'nın bir bölümünün ampul ta-lebini karşılayabilir. Filaman için tungsten tozu, büyük basınç altın-da sıkıştırılmış sünek bir tel çubuk durumuna getiri-lir. Filaman telinin çapı 15 W'lık bir lamba için 0,014 mm, 100 W'lık lamba için 0,042 mm'dir. Ölçüm zorlu-ğundan ötürü kalınlık, belli uzunluktaki tellerin tar-tımıyla denetlenir. 15 W'lık bir lambada kalınlık to-leransı dolayındadır, bu da 0,00014 mm'lik bir to-leranstır (yani, görünür ışığın dalga boyunun dörtte biri kadar). Filaman daha sonra, kıvrım yapmak için bir mandrele sarılır; bu kivrımlı tel yeniden bir mand-rele sarılarak , çift kıvrımlı filamanlar elde edilir. Tel-ler tavlandıktan sonra mandreller asitte eritilir. Ar-dından yeniden tavlama yapılır. Daha sonra da mik-roskopla incelenir. Otomatik makinalar filamanları , ampulün dışına çıkan tellere ve dolayısıyle gövdeye bağlar. Filaman bağlanan gövde, cam balonun içine sokulur ve göv-de ile balon eritilerek kaynatılır. Daha sonra ampulün havası tümüyle boşaltılır. Oksijen düzeyi milyonda 5-10'a düştüğünde, boşalt-ma borusu eritilerek kapatılır. Ardından metal kapak yapıştırılır. Dışa açılan teller de değme noktalarına lehimlenir.

Etiket: AMPUL (ELEKTRİK)

Bu içerik sizi rahatsız ediyor ise ve kaldırılmasını istiyorsanız öneri şikayet bölümünden bize ulaşabilirisiniz. Tıkla bildir.


|| 23 02 2017 Şubat Perşembe