ALTIN

ALTIN

ALTIN

Yazılı tarih dönemi boyunca, altın, ile insanlığın tarihi içiçe örülmüştür. Altının üstünlüğü, bu metalin belirli bir kimyasal özelliğinden ileri gelmektedir: Hiç bir doğal koşulda yükseltgenmez (oksıtlenmez). Bunun sonucu olarak, öteki metaller gibi başka elementlerle birleşmiş olarak değil, genellikle serbest halde bulunur. Ateşle arıtılabilir. Yani eritilip, daha az soy katışıkların yükseltgeneceği ve atılacak cüruf olarak yüzeyde toplanacağı sıcaklıkta tutulur. Ayrıca tamamen parlak kalır ve asla donuklaşmaz. Oldukça yüksek dövülgenliğ ( çekiçle işlenerek biçimlendirilebil me yeteneği) olmasında, içinde hiç oksit bulunma ması çok önemli rol oynar. Altının, gelişmiş arıtma teknikleri olmadan da arıtılabilmesi, insanların en erken elde edebildiği metal olmasını sağladı. Kararmayan yüzeyi, çekici rengi, çok yüksek yoğunluğu (lm' altın 17 tondan fazla ağırlıktadır) ve ender bulunması, onu en değerli metaller arasına sokmuştur. ._ Doğada bulunuşu ve çıkarılışı: Altın, dünyanın aşağı yukarı her yanında bulunur. Ama sadece, birkaç yerde çıkarılmaya değer miktarlardadır. Kaliforniya ve Avustralya gibi bazı zengin bölgeler, XIX.yüz yıldaki ünlü «altına hücum»un hedefi oldu; ama 1920' lerden bu yana ana üretim bölgesi, Güney Afrika'dır. Bugün toplam yıllık altın üretiminin #39;ı Güney Afrika'da, #39;si S.S.C.B'nde,#39;si Kuzey Amerika' da gerçekleşmektedir. Kuzey Galler'de de çok küçük bir altın madeni vardır. Altının başlıca kaynağı, başka metallerin mineralleriyle birlikte eski kayalara girmiş olan kuvars damarlarıdır. Ama zamanla, damarlar aşınmakta ve kalıntıları dere ve ırmaklarla denize sürüklenmektedir. Kum ve milde bulunabilen küçük altın parçacıkları alüvyon ya da tortu madeni olarak bilinir. Güney Afrika'da, Rand arazisinde, altın binlerce metre derinlikteki kuvars çakıl kayaçlarda (konglomera'larda) bulunur. Bu altın, tarihin daha önceki bir döneminde. kumdan bir alüvyon birikimiydi. Derinliklerde basınç ve ısının etkisiyle kum, çakıl ka.yaçın kuvars taşlarını birarada tutan bir çimento oluşturdu. Alüvyondaki altın. damar ya da çakıl kayaçlardan elde edilenden daha kolay çıkarılır. Altın,milin elenmesiyle toplanabilir.

 

Yıkayarak altın çıkarma,maden aramanın geleneksel yöntemiydi. Birkaç kilo mil demir tavaya konur, üzerinden sıvı akıtılınca geriye yalnızca, daha ağır olan altın parçacıkları kalırdı. Ancak yıkayarak altın elde etme yöntemi geçmişte kalmıştır: çünkü oldukça zengin yataklarda bile, mil ya da kumun her tonunda ancak, 30 gram dolayında altın bulunabilir. Alüvyon birikintilerinde şimdi, büyük ölçekli çalışmalar yapılmaktadır. Akarsuların kirlennıesini artırma eğilimine karşın, yamaçlar, porselen kili çıkarmada kullanılana benzer güçlü hidrolik fıskıyelerle yıkanmaktadır. Ancak, kirlenme nedeniyle bu yöntem, Kaliforniya'da yasaklanmıştır. Bazı yerlerde birikintiler, göllerin altından taranarak çıkarılabilir. Ta rama aletinin çalışabilmesi için, küçük bir yapay göl de oluşturulabilir. Gölün sınırları kaydırılarak. geniş bir arazi, hatt:,1 tepeler, taranabilir Damar ve çakıl kayaç yataklarından çıkarılan filiz. altının elde edilebilmesi için kırılır. Altının ortaya çıkması için kayanın ne ölçüde kırılması gerektiği, altının kaya içinde ne incelikte yayıldığına bağlıdır. Eğer yalnız ince ve dağınık tanecikler halinde bulunuyorsa, kırılmış filiz tokmakla ya da değirmenlerle öğütülerek çok ince toz haline getirilir. ince filiz suyla karıştırılır, buna slim (çamur) denir. .Alüvyon yataklarındaki altın parçacıkları ya da kırılmış filiz yeterince kaba taneli ise (yaklaşık 20G mikron çapında) elek makinası gibi mekanik aletlerle de çıkarılabilir. Bu aletler ilke olarak, arayıcı tavasının bilyültülmüş çeşitlerinden başka ° şey değildir. Ancak, sözkonusu tekniklerin gelişmesi, amalgamlama gerektirir.

 

Altın, cıvayla kaplanmış hafif eğimli bakır levha üzerinde, uygun büyüklükte kırılmış filizin yıkanmasıyla ayrılır. Altın , cıvayla alaşımlanarak bir amalgam oluşturur. Bu amalgam belirli ara;larla levhalardan kazınır ve demir bir imbikte altını yeniden elde etmek için damıtılır. Altın, slinı'de çok küçük parçacıklar halinde (yaklaşık 5 mikron çapında) bulunuyorsa, çabuk çökelmez ve cıvayla kaplanmış levhalardan geçerken amalgamlanmaz.Bu durumda yalnız'ca,siyanürleme ile çıkarılabilir. 1890'da Mac Arthur ve Forrest tarafından bu lunmuş bu süreçte slim, hava varlığında çok seyreltik (05 kadar) sodyum ya da potasyum siyanür çözeltisiyle işlem görür. Çözeltideki tepkime (Eloner tepkimesi) şöyle yazılabilir:

2 Au + 4NaCN + O + H2O —.3,..2NaAu (CN), + 2NaOH altın sodyum oksijen su sodyum sodyum siyanür tetrasiyanoorat hidroksit

Çözeltide altın, slimin geriye kalanından süzme yoluyla ayrılabilir. Altın, çözeltiden, oksijen yokluğunda, çinko tozuyla çökmesiyle geri kazanılır. Çözelti, önce,çözülmüş havayı gidermek için vakumda tutulur. Sonra, ince çinko tozu karıştırılmış çözeltiye katılır; bu da tepkimeye göre altının çökmesine yol çar (burada potasyum siyanür kullanılmıştır; :

2Kau (CN)2 Zn ZnK2 (CN)4 + 2Au potasyum çinko potasyum altın disiyanoorat çinko tetrasiyanür

A/tm birçok metalin tersine, başka elementlerden ayrı olarak bulunur. Bu kuvarsla örtülmüş altın külçesi Avustralya'da çıkarılmıştır (A). Siyanürleme yönteminin bir bölümü (B). Bir çift Arkhimedes burgusundan oluşan sarmal ayırıcı, siyanürlemeden önce kaba malzemeyi ince altın taşıyan slim'den ayırır.

 

 

Çokelti, süzgeçlerde toplanır ve fazla çinkonun yükseltgenmesi için havada ısıtılır. Fazla çinko, öteki katışıklarla cüruf olarak ayrılır. Arıtma: Altının arılığına, «ayar» denir. Tam arı metal, 24 ayardır, altın içeren alaşım 18 ayar'dır. vb. Siyanür işlemi ile çıkarılan altın, normal olarak 22 ayar'dır. Daha fazla arıtmanın iki önemli yöntemi vardır. Birinde, erimiş metalin üstüne boraks konur ve içinden klor gazı geçirilir. Katışık olarak bulunan temel metallerin çoğu, klorürler haline gelir, duman olarak çıkar ya da boraksla cüruf oluşturur. Klorlama işleminin tamamlanması, altın klorürün kırmızıkahverengi dumanının görülmesiyle belli olur. Klor ile arıtılan altın, çoğunlukla 23,90 ayardır. Gerçek değer ise, ayrılmış olan ilk erimiş maddenin içerdiği platine bağlıdır. Gümüş gibi temel metal katışıkları, daha sonra cürufun işlenmesiyle geri alınır. Wohlwill elektrolitik yöntemiyle arıtma 23,98 ayardan daha yüksek sonuç verir. BAKIR'dakine benzer bir teknikle altın, ELEKTROLİZ'le toplanır. Uygulamalar: Topraktan çıkarılan altının 60'ı, para olarak hizmet görmek üzere banka kasalarına konur. Altının en bilinen kullanımı mücevherlerdir. Saf metal bu kullanım için çok yumuşaktır. O nedenle ender kullanılır. Gümüş, bakır ya da başka metallerle alaşımı, görünüşüne ya da korozyon direncine olumsuz etki yapmaksızın gerekli dayanıklılığı Sağlar. Gümüşle alaşım, altına, başlangıçta yeşilimsi bir renk verir. Gümüş oranı #39;in üstüne çıkarsa metalin rengi açılır, gümüşte ise beyazlaşır. Nikel ya da palladyumla alaşımlanmış altın, sarı rengini, oldukça düşük bileşimindeki alaşımlarda bile yitirir. Bu alaşımlara «beyaz altın» ,adı verilir. Öte yandan altınbakır alaşımlarında belirli bir kırmızı renk vardır. Mücevherlerde kullanılan altın , bazen hem gümüş hem bakır ile karıştırılır. Bu alaşımlar saf altın renginin elden geldiğince korunması için, dikkatle dengelenmiş oranlarda yapılır. Haddelenmiş altın, temel metal diliminin altın levhalar arasına konulu') istenilen kalınlığa gelinceye kadar haddelenmesiyle yapılır. ince, kararmayan kaplama elde etmek için en kolay yol, siyanür çözeltisinde ELEKTROLİZ'LE KAPLAMA:din Bu teknik günümüzde, önceden belirlenmiş bileşimlerde alaşımların biriktirilebileceği düzeye gelmiştir. Altın kaplama, aşındırıcı kimyasal maddeler doldurulacak olan boru ve kapların iç kaplaması ve jet Siyanürlemeden sonra slim, temizleme tanklarma gider (C). 'çatılar çökelir ve çözillmilş altın toz çinko ile işlem için sonraki aşamaya gider.

Altın ayrıldıktan sonra bile, slimde, değerli maddeler bulunur. Bu döner siizgeç (D) ııranyumu ayırmak için kullanılır. Uranyum, mali açıdan, işlemin masraflarını karşılayacak miktardadır.

 

 

Altının çoğu, külçe olarak kullanılır ve banka kasalarında saklanır. Burada erimiş altın, dökürn dolabı üstündeki külçe kalıplarına dökülmektedir.

Camlar, ısı yansıtıcı özellik kazandırmak için, ince bir altın tabakasıyla kaplanmak üzere hava boşluğu odasına konmadan önce, denetimden geçirilir.

Uzay havacılığında kullanılan yönlendirici sistemin entegre devre dizisinde her ince parça, tabakalar arasındaki katı altın bağlantılarına, «püskürtme, altın iletkenlerle tutturulmuştur. (altta)

motoru parçaları için kullanılır. Aqua regia (kral suyu ; 2 kısım hidroklorik asit ve 3 kısım nitrik asit karışımı) dışında, asitlerden etkilenmez. Altının olağanüstü dövülebilirliği 0,1 mikrorıdan daha kalın olmayan ince levha haline getirilmesine olanak sağlar. Bu levhalar, park kapılarından kitap kapaklarına kadar çeşitli yerlerde süsleme amacıyla kullanılır. Hatta elektro biriktirme ya da kaplama ile elde edilen daha ince altın filimleri, uçak pencerelerinde ısıtma eleman', bina pencerelerinde güneş ışığını yansıtmak için ve uzay araçlarında ısıya karşı koruyucu olarak kullanılır. Altın elektronikte de yaygın olarak kullanılır. Kullanım yerleri arasında uzun ömürlü, aşınmaz RÖLE bağlantıları ve ENTEGRE DEVRELER'in elemanlarını bağlamak için ince teller vardır. Tıpta da yararlıdır; çünkü aşınma ya da fiziksel tepkiye neden olmaksızın bedene yerleştirilebilir. Altın diş dolgularının geçmişi, geçen yüzyıla kadar uzanır. Altının endüstrideki kullanımıysa çok daha yenidir.

Etiket: ALTIN

Bu içerik sizi rahatsız ediyor ise ve kaldırılmasını istiyorsanız öneri şikayet bölümünden bize ulaşabilirisiniz. Tıkla bildir.


|| 23 02 2017 Şubat Perşembe